Yazı Detayı
18 Mayıs 2017 - Perşembe 02:39 Bu yazı 240 kez okundu
 
Şirket-i Şerriyye
Oğuz CANDARLI
rugul37@gmail.com
 
 

 

Bediüzzaman Said Nursi hz.leri, Risale-i Nur adlı eserinde mühim bir düsturdan bahseder;  Şirket-i Maneviye düsturu..
Kısaca özetlersek, Allah rızası yolunda, halis bir niyetle omuz omuza yürüyen insanlar, birbirlerinin sevabına ortak olurlar, her birinin sevabı eksilmeden diğer kardeşlerinin amel defterine de gecer..
Ticari hayattaki şirketler gibi, az emek, az sermaye ile büyük işlere imza atmak, büyük karlar elde etmek.
Hatta daha fazla.
Zira, bir şirkete ortak olan, şirketin kazandığı kadar ve şirketteki hissesi kadar kazanır.
Oysa manevi şirketlerde kaybetmek ihtimali neredeyse yoktur.
Kar verecek Allah olduğu için, kar marjı, bilanço vb yoktur.
Ve herkes hissesi kadar değil, şirketin bütün kazancına tamamen sahip olur..
Müthiş bir kar. 
Kar icinde kar.
 
 
Bunun bir de aksi var olabilir mi sorusu kafamı kurcalıyor son zamanlarda.
Şirketi Maneviye olduğu gibi, "Şirret-i Maneviye" daha doğrusu "Şirket-i Şerriyye" diye bir kavram ve mefhumdan da bahsetmek mümkün olabilir mi?
Şer ve şirret yolda omuz omuza yürüyen insanların günahları da birbirlerinin defterlerine gecer mi?
Üç- beş kişi çete oluşturup gasp, hırsızlık, tecavüz vb suçlara bulaştıklarında, bu pis işleri yaparken gözcülük yapan, araba kullanan, suç sayılan eylemi bizzat yapanların her biri bütün suça ortak mıdır, degil midir?
Örneğin, beş kişilik bir çete, bir adama tuzak kurup öldürseler ve yakalansalar..
Yakalananlardan biri; " ben masumum, tetiği ben çekmedim, ben sadece arabayı kullandım", digeri, "ben sadece gözcülük yaptım" dese, hakim onları serbest bırakır mı, bırakmalı mı?
Ortaklaşa işlenen bir suçun ortaklarından her biri ayrı ayrı cezaya müstehak değil midir, birini cezalandırıp diğerlerini serbest bırakmak adalet midir, insaf mıdır? 
Hatta aynı suç örgütüne ooerasyon yapan polis, örgüt üyesi olup ta o gün orada hiç bulunmayan bir örgüt-çete üyesini yakalasa polise itiraz edilir mi?
 
 
Son zamanlarda Fetö operasyonlarını diline dolayan, ifademi mazur görün ama laga luga yapan vatandaşların ulu orta, ağızları dolu dolu, heyecanla konuşmalarına şahit oluyoruz.
"O gece ateş edenleri cezalandırsınlar amenna da, falan yerdeki memur, filan yerdeki öğretmen, polis vb niye ihraç ediliyor?" diyorlar.
Güya adalet arıyorlar, adaletsizlik olduğunu zan ve iddia ediyorlar.
2014 ten önce Fetö ile mücadele edilmediğinden dert yanıyorlar ama bu gün mücadele ediliyor diye de hükümete, emniyete, yargıya ateş püskürüyorlar.
Mücadele edilmesine mi, edilmemesine mi kızıyorlar belli değil.
Aslında belli.
Hükumete kızıyorlar.. Tüm dertleri hükümet.
Ne yapsa suç.
Ve bu zavallılarda omurga yok.
Dertleri devlet, millet, adalet, emniyet, hürriyet falan değil.
Dedim ya omurgasızlar.
Kim nereden ne üfürse bunlar o yana savrulup gidiyorlar.
Biraz iz'an ve vicdanları olsa şu soruyu sorarlar kendilerine;
15 Temmuz'da 250 masumu adice, haince, kalleşce şehid eden, 2 bine yakın insanı yaralayıp sakat bırakan katillerin şirket ortakları, yoldaşları, aynı günaha ortak mıdır, değil midir?
 
 
Dağda değilde evinde yakalanan PKK'lıyı, IŞİD'liyi, yakalamamak, serbest bırakmak mı gerekir?
 
 
İçten içe o zulme alkış tutan, bu pislikleri mazur gören ve göstermeye çalışan herkes, fırsat bulduğu, emir aldığı gün, aynısını yapmaktan bir an geri durmayacak olanlar, bu günaha, bu ihanete, bu suça ortak mıdır, değil midir?..
Zulme rıza zulüm müdür değil midir?
İhanete rıza ve akış ihanet midir, degil midir?
O gün, emir aldığı yere kayıtsız şartsız itaat edip devlet ve milletine ihanet etmekten zerre miktar tereddüt etmeyen şirketin elemanlarından bundan sonra devlete sadakat, millete merhamet ve hürmet beklemek akıl kârı mıdır?
 
 
Devlet ve millete ihaneti tescillenmiş bir şirketin elemanlarını kucağına alıp pışpışlamak kimin işine gelir, bu adamlar kimin işine yarar?
 
 
"Efendim, suçsuzları yakalayıp, zavallıları açığa alıyorlar."
Ne biliyorsun, nereden biliyorsun?
Polis misin, savcı mısın, istihbaratçı mısın?
Devlet sana özel bilgi mi veriyor?
"Kendisi anlattı, babası anlattı, kardeşi anlattı, suçsuzmuş."
Mahkemeye, savcılığa, emniyete gidip suçsuzluğuna dair şahitlik yapar mısın, kefil olur musun?
Hayır olmazsın.
Ayranım ekşi diyen gördün mü sen beyim?
Herkes kendini aklamak ister tabi.
 
 
Devlet işi bu.
Bu gün yakalar, hata varsa yarın salıverir.
Bu gün açığa alır, yarın iade eder.
 
 
Süreç bitti mi?
Devlet "Fetö operasyonları bitmiştir" dedi mi?
Hayır, demedi.
"Alt tabakanın canını yakıyorlar, üst tabakayla uğraşmıyorlar, siyasetçilere dokunmuyorlar"
 
 
Dedim ya, süreç bitmedi.
Devlet bitti demedi.
Devlet bitti demeden bitmez.
Devlet senin gibi basit hesap yapmaz.
Sırayla gider, aheste aheste gider.
Devlet aklının bildiği, hesap ettiği senin hesabına uymayabilir belki.
Acele etme.
Her şey bittiğinde konuş.
Hata, yanlış varsa, olursa, o gün bütün millet konuşur.
Laga luga etmeye gerek yok.
Sen işine bak, aklının ermediği işe burnunu sokma.
Her aklına geleni de ulu orta konuşup hainlere cesaret verme, devleti suçlama, devletin elini zayıflatma.
Sözüm iyi niyetli safdillere.
Sinsi hainler sözümden hariçtir, onlara durumu devlet izah etsin..
 
Etiketler: Şirket-i, Şerriyye,
Yorumlar
Haber Yazılımı