Yazı Detayı
28 Mart 2017 - Salı 16:01 Bu yazı 678 kez okundu
 
ÜLKÜCÜ ŞEHİD FİKRİ ARIKAN
Ali Osman KURTCU
kastamonuilkhaber@gmail.com
 
 

 

27 Mart 1982 tarihinde mazlum mağdur Fikri Arıkan’ı ebediyete uğurladık.

 

Uğurlama ki ne uğurlama

 

1980 İhtilali öncesinde İdam cezası iki defa yüksek mahkeme tarafından  red edilen ama zalimlerin inadına tevekkülle giden yiğidimiz Fikri ağabeyimiz.

 

 Çorumun Alaca ilçesinden olan Ankara’da doğup büyüyen 1980 öncesinin iç çatışmaları münasebeti ile ihtilalden evvel henüz yirmisinde tutuklanan  Fikri Arıkan.

 

 Nurettin Soyer’in itirafçı olmasını önermesine delikanlılık adamlıkla cevap veren müslümanın elinden dilinden emin insan olduğunun kanıtı timsali Fikri ARIKAN.

 

İşkence ile alınan ifadelerle suçu sabit olan Fikri ARIKAN.

 

 Şehadetinin 35. Seneyi devriyesinde arkadaşları kardeşleri tarafından hatırlanan   vatanın milletin dini mubinin aşığı,Yunus Emre’nin  lisanı ile;

 

Bu dünya ol ahiretten  içeri

Âşıkın yeri var kimseler bilmez

Yunus öldü diye sela verirler

Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez

 

Ölmediği şehid olduğuna hüsnü şahadet ettiğimiz mazlumumuz mağdurumuz Fikri ARIKAN.

 

 O meşum dönemin gücü elinde bulunduranları ise devri iktidarları ellerinden gittiğinde izzetsiz vakarsız hayatlarını tamamladılar.  Ölenlerinin törenlerine kimsecikler katılmadı. Onlardan geriye kalan sadece zulüm ve işkenceleri idi.

 

Ama Fikri ARIKAN öylemi idamının onaylandığı mahkemenin dönüşünde koğuştaki arkadaşlarını teselli edebilen Mevlana da ifadesini bulan şeb i arûs gibi bir duruş ve tavırdır Fikri ARIKAN’ın duruşu ve tavrı.

 

Hollywood filmlerinden kahraman devşirmeye meyilli popüler kültür ve onun taşıyıcıları hiç bizim mahalleye kayık yanaştırmadı.  Yerli ve milli olan her şeyle kavgalı beyni ve kalbi  Waşhington’da Pekin’de Moskova’da Brüksel’de atanlardı aslında.

 

 Fikri ARIKAN’ın baş verip baş eğmeyen tavrı mazlum mağdur bir şehid olmasının dalaletidir.

 

Fikri ARIKAN 27 Mart1982 günü Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edilmiştir. İdam edilmesi haksız yere bu cezaya çarptırılması vb. değerlendirmelerin dışında onu kahramanlaştıran diğer yönünü de ifade etmemiz gerekiyor. Çünkü onun koğuş arkadaşı eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Hasan Çağlayan Bey'in onunla ilgili anlattığı az bilinen bir özelliği bu harekete gönül veren herkes tarafından mutlaka bilinmeli ve bir karakteri vurgulamak için mutlaka kayda geçirilmelidir.

 

Rahmetli Fikri Arıkan kesinleşen idam cezasının ne zaman infaz edileceğini bilmediği ve her şafak vakti infazının gerçekleşebileceği ihtimaline karşılık hiçbir şey yemiyor ve içmiyordu. İdamından önceki son bir hafta adeta ölüm orucunda gibi ağzına su bile koymamıştı. Hasan Ağabey'in ifadesiyle idama bir deri bir kemik gitmişti. Sebebi ise hepimizi duygulandıracak asaletteydi.

 

 Malum idam gerçekleştikten sonra vücuttan bazı dışkılar çıkar. İşte Fikri Arıkan dünya hayatının son bulacağı bir anda bile abdestini koruma gayretiyle hareket etmişti. Cellat sandalyesini tekmelediğinde vücudundan hiçbir dışkı çıksın istememişti. Bu asalet bu terbiye bu tevekkül bu iman kolay rastlanabilir bir durum değildir.  O darağacına adeta bir ceset gibi çıktı ama bir dev gibi şehadete yürüdü.

 

Alacalı Fikri'nin bu az bilinen hikayesi Hak yolunda yürüyen ve yürüyecek her Ülkücü için bilinmesi ve nesilden nesile aktarılması gereken bir karakter örneğidir. Yeryüzünün sözde efendilerinin hiçbirinin önünde eğilmeyeceksin ama Hakk'a yürürken en ince ayrıntıyı hesaplayacaksın.  Cellatların önünde izzetini koruyacaksın sadece Hakk'a karşı mahcub olmamanın hesabını yapacaksın. Bu yönüyle Fikri Arıkan ülkücü hareketin gerçek bir destanıdır.

 "Allah yolunda öldürülenlerin ölü olmadığı bizzat diri olduğu" gerçeğine imanla merhum Fikri Arıkan'a ve tüm şehitlerimize Cenab ı Allah'tan rahmet diler onların aziz hatıralarını yaşatmanın tüm Ülkücüler için bir borç ağır bir vebal olduğunu hatırlatırım.

 

Kaynak : Kadir Mahir Damatlar

 
Etiketler: ÜLKÜCÜ, ŞEHİD, FİKRİ, ARIKAN,
Yorumlar
Haber Yazılımı